Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte vatandaşın tepkisi artarken sıkı ekonomi politikaları ve revize edilen hedefler nedeniyle AK Parti'nin iç muhalifleri yine Mehmet Şimşek'e yüklendi. Hem iç muhalifler hem de partililer ikiye bölündüler.
Haber Giriş Tarihi: 20.02.2026 10:38
Haber Güncellenme Tarihi: 20.02.2026 10:40
Muhabir:
Haber Merkezi
https://basingazetesi.net/
Ekonomik krizin giderek derinleşmesi vatandaşın tepkisini giderek artırırken sıkı ekonomi politikasının ve tutmayan hedeflerin mimarı ekonomi yönetimi eleştirilerin merkezinde yer almayı sürdürüyor. Ekonominin patronu Mehmet Şimşek, muhalefetin olduğu kadar iktidarın içinden isimlerin ve iktidar medyasının da uzun süredir hedefinde bulunuyor.
Kriz derinleştikçe iktidar partisinde ekonomi yönetimi üzerinden yaşanan tartışmalar da yoğunlaştı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibini hedef alan çıkışlar parti içindeki gerilimleri belirginleştirdi.
AK PARTİ'NİN İÇ MUHALİFLERİ YİNE MEHMET ŞİMŞEK'E YÜKLENDİ
Ekonomide hedefler tutmadı, program sık sık güncellendi, hayat pahalılığı nedeniyle vatandaşın rahatsızlığı arttı.
Nefes yazarı Nuray Babacan’ın aktardığına göre, dikkatleri CHP’ye ve açılım sürecine çevirerek ekonomik krizin gölgede bırakılmaya çalışıldığı konuşuluyor ancak parti içindeki huzursuzluk örtbas edilemiyor. Bu durum AKP içinde şikayet ve serzenişleri yükseltti. Parti kulislerinde eleştiriler iki ana noktada toplandı.
İlk grup, planlı bir şekilde Mehmet Şimşek’in yerine kendilerine yakın bir ismi getirmek için mevcut tabloyu fırsata çevirmek istedi ve bu doğrultuda yoğun kulis çalışması yürüttü. İktidar medyası ile iktidara yakın meslek örgütlerinden gelen benzer tondaki eleştiriler bu grubun çabası olarak değerlendirildi.
İkinci grup ise artan hayat pahalılığı ve seçmen tepkisi nedeniyle partinin oy kaybedeceği endişesi taşıdı. Olası bir erken seçimde “seçim ekonomisi” uygulanabilmesi için kamu harcamalarının artırılmasını isteyen bu kesim, Şimşek ve ekibini planlarının önünde bir engel olarak görüyor.
Erken seçim beklentisi içinde olan iktidar mensupları, muhalefetin yükselişiyle birlikte hedeflerini tutturamamaktan yakınırken, parti içinde karşılıklı suçlamalar arttı.
İKİYE BÖLÜNDÜLER
Parti içinde bir başka kesim ise ekonomi yönetiminde değişiklik yapılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğinden endişe duydu. Ekonominin kırılgan olduğu bir dönemde, 19 Mart’ta İBB operasyonu sonrası yaşanan gerilemeden daha olumsuz sonuçlar ortaya çıkabileceğini öne sürdü. Böyle bir değişikliğin toparlanmayı zorlaştıracağını savundu.
Sadece iç siyasi dengeler değil, kapıda bekleyen ABD-İran gerilimi de ekonomi açısından risk unsuru oldu. Bölgesel de olsa bir çatışma ihtimalinin Türkiye’ye maliyetinin yüksek olacağı belirtildi. Göç dalgasından altın fiyatlarına, borsadan enflasyon hedeflerine kadar çok çeşitli etkiler doğabileceği ifade edildi. İncirlik Üssü’ne olası bir saldırı ya da artabilecek provokasyonların ağır sonuçları olacağı değerlendirildi.
Şimşek ve ekibine destek verenler ise mevcut şartlarda ekonomi yönetimine güvenmekten başka çare olmadığını savundu. Bakanın programına sürekli müdahale edildiğini, özellikle kamu kurumlarının harcama ve alım kararlarının “yukarıdan gelen talimatlarla” bozulmasının programın başarısını azalttığını belirtti.
Parti içindeki bazı isimler, ekonomi yönetiminin rezervleri belirli bir seviyeye çıkardığını ancak enflasyonda istenilen düşüşün sağlanamadığını dile getirdi. Bunun siyasi kararların etkisiyle yaşandığını belirtti. İBB operasyonunun enflasyona 5 puan katkıda bulunduğunu ve ekonomik dengeleri bozduğunu söyledi. Şimşek’in görevden alınması durumunda bunun bedelinin ağır olacağını ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Şimşek AK Parti’yi ikiye böldü!
Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte vatandaşın tepkisi artarken sıkı ekonomi politikaları ve revize edilen hedefler nedeniyle AK Parti'nin iç muhalifleri yine Mehmet Şimşek'e yüklendi. Hem iç muhalifler hem de partililer ikiye bölündüler.
Ekonomik krizin giderek derinleşmesi vatandaşın tepkisini giderek artırırken sıkı ekonomi politikasının ve tutmayan hedeflerin mimarı ekonomi yönetimi eleştirilerin merkezinde yer almayı sürdürüyor. Ekonominin patronu Mehmet Şimşek, muhalefetin olduğu kadar iktidarın içinden isimlerin ve iktidar medyasının da uzun süredir hedefinde bulunuyor.
Kriz derinleştikçe iktidar partisinde ekonomi yönetimi üzerinden yaşanan tartışmalar da yoğunlaştı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve ekibini hedef alan çıkışlar parti içindeki gerilimleri belirginleştirdi.
AK PARTİ'NİN İÇ MUHALİFLERİ YİNE MEHMET ŞİMŞEK'E YÜKLENDİ
Ekonomide hedefler tutmadı, program sık sık güncellendi, hayat pahalılığı nedeniyle vatandaşın rahatsızlığı arttı.
Nefes yazarı Nuray Babacan’ın aktardığına göre, dikkatleri CHP’ye ve açılım sürecine çevirerek ekonomik krizin gölgede bırakılmaya çalışıldığı konuşuluyor ancak parti içindeki huzursuzluk örtbas edilemiyor. Bu durum AKP içinde şikayet ve serzenişleri yükseltti. Parti kulislerinde eleştiriler iki ana noktada toplandı.
İlk grup, planlı bir şekilde Mehmet Şimşek’in yerine kendilerine yakın bir ismi getirmek için mevcut tabloyu fırsata çevirmek istedi ve bu doğrultuda yoğun kulis çalışması yürüttü. İktidar medyası ile iktidara yakın meslek örgütlerinden gelen benzer tondaki eleştiriler bu grubun çabası olarak değerlendirildi.
İkinci grup ise artan hayat pahalılığı ve seçmen tepkisi nedeniyle partinin oy kaybedeceği endişesi taşıdı. Olası bir erken seçimde “seçim ekonomisi” uygulanabilmesi için kamu harcamalarının artırılmasını isteyen bu kesim, Şimşek ve ekibini planlarının önünde bir engel olarak görüyor.
Erken seçim beklentisi içinde olan iktidar mensupları, muhalefetin yükselişiyle birlikte hedeflerini tutturamamaktan yakınırken, parti içinde karşılıklı suçlamalar arttı.
İKİYE BÖLÜNDÜLER
Parti içinde bir başka kesim ise ekonomi yönetiminde değişiklik yapılmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğinden endişe duydu. Ekonominin kırılgan olduğu bir dönemde, 19 Mart’ta İBB operasyonu sonrası yaşanan gerilemeden daha olumsuz sonuçlar ortaya çıkabileceğini öne sürdü. Böyle bir değişikliğin toparlanmayı zorlaştıracağını savundu.
Sadece iç siyasi dengeler değil, kapıda bekleyen ABD-İran gerilimi de ekonomi açısından risk unsuru oldu. Bölgesel de olsa bir çatışma ihtimalinin Türkiye’ye maliyetinin yüksek olacağı belirtildi. Göç dalgasından altın fiyatlarına, borsadan enflasyon hedeflerine kadar çok çeşitli etkiler doğabileceği ifade edildi. İncirlik Üssü’ne olası bir saldırı ya da artabilecek provokasyonların ağır sonuçları olacağı değerlendirildi.
Şimşek ve ekibine destek verenler ise mevcut şartlarda ekonomi yönetimine güvenmekten başka çare olmadığını savundu. Bakanın programına sürekli müdahale edildiğini, özellikle kamu kurumlarının harcama ve alım kararlarının “yukarıdan gelen talimatlarla” bozulmasının programın başarısını azalttığını belirtti.
Parti içindeki bazı isimler, ekonomi yönetiminin rezervleri belirli bir seviyeye çıkardığını ancak enflasyonda istenilen düşüşün sağlanamadığını dile getirdi. Bunun siyasi kararların etkisiyle yaşandığını belirtti. İBB operasyonunun enflasyona 5 puan katkıda bulunduğunu ve ekonomik dengeleri bozduğunu söyledi. Şimşek’in görevden alınması durumunda bunun bedelinin ağır olacağını ifade etti.
Kaynak: Mehmet Şimşek AK Parti’yi ikiye böldü!
En Çok Okunan Haberler