Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara

- Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara'da madenciler direnerek kazandı Haber

Ankara'da madenciler direnerek kazandı

Ankara'da hakları için direnen madenciler eylemlerine devam ederken İçişleri Bakanlığı devreye girdi. Bakan Mustafa Çiftçi ve bakanlık yetkilileri işçilerle görüştü. Madenciler eylemlerini sonlandırma kararı alırken, 15 gün içinde tüm ödemelerin yapılacağı bildirildi. Bağımsız Maden-İş'in sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda "KAZANDIK! 3 ayrı Bakanlıkla yaptığımız görüşmeler sonrası eylemimizi sonlandırıyoruz. Ayrıntılı açıklamayı bugün saat 19.00'da Kurtuluş Parkı'nda yapacağız" denildi. "MADENCİNİN DİRENEREK KAZANDIĞINI GÖRDÜK" Bağımsız Maden-İş Başkanı Gökay Çakır da bakanlıkla yapılan görüşmenin ardından şu açıklamayı yaptı: "Toplantı olumlu geçti. Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık. "Madencinin direnerek kazandığını gördük. Sarı sendikalarla yola çıkmayacağız, bugüne kadar bizi hep sattılar. Başaran Aksu şu açıklamayı yaptı: "Polyak direnişimizi, Kınık'ta 7 bin insan toplanarak başarıyla sonlandırmıştık. O direnişi Çetin Uygur'a armağan etmiştik. Bu direnişi, Uyar Madencilik direnişinden sonra, yorgun bedenleri ile yolda yorgunluktan trafik kazası geçirip hayatını kaybeden sevgili Tahir Çetin'e ve ailesine ve 26 yaşındaki Ali Faik İlter'e, babası 26 yaşında iş cinayetinde hayatını kaybetti. Hayatlarında yüzüne bakılmamış insanlar, oy zamanı hatırlanan insanlar... Herbir kişi şahittir onların yaptıklarına. Bu direnişi Ali Faik'lerle Tahir Çetin'e armağan ediyorum. Direnişimiz, Nallıhan'ı Ayaş'ı ilgilendiren bir direniş. Bizim için sendikamız için 'vatan haini', 'tehlikeli', 'terörist' dediler. İşçiler bizden uzak dursun diye tehditler savurdular. Madencileri sarı sendikalara yönlendirdiler. Ama bizim çizgimiz kurşunsan sıkarsın, bıçaksan sokarsın bizim çizgimiz budur. Genel Başkanımız emekli maaşıyla geçiniyor. Bize halk sahip çıkar. Biz bu direnişle aç kalmadık, açık kalmadık. Halkımızın önünde saygıyla eğiliyoruz. Orta sınıfların çaresizlik içinde olduğu, esnafın süründüğü, çiftçinin işçinin yoksulluk içinde olduğu Türkiye tablosunda tek kzanan var: Yönetenler ve şirketler. Bütün bir halkı yoksullaştırıyorlar. Ülkede, hak hukuk ve vicdan adına bir şey kalmadı. Eskiden sosyal hukuk devleti vardı, liberaller sosyal hukuk diye bir şey uydurdu, şimdi onu bile yapmıyorlar. Hepimizin onlara yalvarmasını bekliyorlar. Direnen işçiler genelde yenilirler. İstisnadır kazanmak. Afyon Merzifon'da 6 bin işçi, yalnızlık içinde grev yaptılar, kimse onların sesini duymadı, 6 bin işçiye ders olsun diye kaybettirdiler. Sendikaya üye oldular diye yaşamadıkları zulüm kalmadı. Antep'te tekstil işçilerini savundu diye tutsak edilmiş Mehmet Türkmen'in derhal serbest kalmasını istiyoruz. Dedelerinin tapularına çökülen onurlu Yörük kadınlarının Akbelen direnişinde, tapulu arazilerine el uzattılar diye elini kaldıran Esra Işık'ın serbest bırakılmasını istiyoruz. Can Atalay'ın Selçuk Kozağaçlı'nın serbest bırakılmasını istiyoruz. Madenciler anlaşmanın ardından Başaran Aksu ve TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ı omuzlarına alarak kutlama yaptı GÜN İÇİNDE YAŞANANLAR: HEYET 3 KİŞİ Sürecin hukuki boyutunu da temsil eden avukatların katılımıyla görüşme heyeti netleşti. Avukat Mert Batur’un da aralarında bulunduğu üç kişilik işçi heyeti, İçişleri Bakanlığı'ndaki görüşmeye katılmak üzere harekete geçti. Sendika yöneticileri Gökay Çakır ve Başaran Aksu, taleplerini ve çözüm önerilerini doğrudan Bakanı Mustafa Çiftçi'ye iletecek. BAKANLIKTAN AÇIKLAMA: "Ankara’da bir süredir devam eden maden işçilerinin eylemlerini değerlendirmek amacıyla, işçi ve işveren tarafları arasında bir görüşme gerçekleştirilmektedir İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik’ın başkanlığındaki toplantıda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Vali Yardımcısı Gürsoy Osman Bilgin, Emniyet Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır, Sendika yetkilisi Başaran Aksu, maden işçisi Sinan Koçak, maden işçisi Özcan Gültekin ve Doruk Madencilik Şirketi sahibi Sabahattin Yıldız yer almaktadır Saat 16:00’da başlayan toplantıda devam eden grev ve eylemleri son erdirmek üzere uzlaşma zemini üzerinde görüşmeler devam etmektedir" HOLDİNG SAHİBİNE TELEFON Bakanlıktaki yüz yüze görüşmenin arka planında sabah saatlerinde yaşanan kritik bir gelişme yer alıyor. İktidara yakınlığıyla bilinen gazetelerde yer alan bilgilere göre, İçişleri Bakanı doğrudan holding sahibini telefonla aradı. Yapılan bu görüşmede Bakan, holding sahibinden işçilerin içeride kalan ve ödenmeyen ücretlerinin verilmesini talep etti. Bakanlık, patronla yapılan bu temasın ardından yönünü doğrudan eylemdeki madencilere çevirerek temas kurma kararı aldı. SAAT 19:00'da KURTULUŞ PARKI'NA ÇAĞRI İşçi heyeti ile İçişleri Bakanlığı arasında gerçekleşen toplantıdan çıkacak sonuç beklenirken, madencilerin ilan ettiği eylem takvimi de işliyor. İşçiler, bugün saat 19.00'da Kurtuluş Parkı'na gidecek. Kaynak: Ankara'da madenciler direnerek kazandı

Ölümü araştırılsın! Haber

Ölümü araştırılsın!

Etki Can BOLATCAN -Birgün Gazetesi Karadeniz Teknik Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi 18 yaşındaki İlayda Zorlu, Hatay Kırıkhan’daki aile evinde babasına ait silahtan çıkan kurşunla yaşamını yitirdi. Zorlu’nun ölümünden bir süre önce ailesinin polis tarafından aranarak genç kadının eylemlere katıldığı yönünde provoke edildiği, bu müdahalenin ardından aile içinde baskı ve tehditlerin arttığı ifade edildi. Zorlu’nun ölümünden saatler önce ise arkadaşlarına kendisini güvende hissetmediğini, babasının şiddetinden korktuğunu ve evden ayrılmak istediğini söylediği belirtildi. Öğrenci Kolektifleri, Zorlu’nun ölümüne ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, olayın “intihar” olarak yansıtılmasına itiraz edilirken sürecin tüm yönleriyle araştırılması talep edildi. Öğrenci Kolektifleri açıklamada, “Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi sıra arkadaşımız İlayda Zorlu intihar etmedi, devlet eliyle katledildi. Dün arkadaşımız İlayda Zorlu aile evinde katledildi. Üzgünüz, öfkeliyiz. Arkadaşımızın hayattan koparılması yerel basına intihar olarak geçti. Ancak arkasında bambaşka bir gerçek var” ifadelerini kullandı. Açıklamada, “Arkadaşımızın ailesi polis tarafından ‘Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor’ denilerek provoke edilmiş, arkadaşımız aile içinde tehditlerine maruz kalmış ve bu sürecin sonunÖlümü araştırılsın! Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu’nun, eylemlere katıldığı gerekçesiyle ailesinin polis tarafından aranmasının ardından yaşamına son verdiği iddia edildi. İlayda için yapılan eylemlerde gözaltılar oldu da hayattan koparılmıştır” denildi. ŞÜPHELER GİDERİLSİN Üniversite öğrencileri, başta İlayda Zorlu’nun üniversite okuduğu Trabzon olmak üzere Ankara, İstanbul, İzmir ve pek çok şehirde için sokağa çıktı. Polisin üniversitelerde sürdürülen meşru hak mücadelelerinin kriminalize etme çabasına son vermesi talep edildi. BirGün’e konuşan Zorlu'nun üniversite arkadaşları, "Arkadaşımızın ailesi 8 Mart'a katıldığı için polis tarafından arandı, kadınların hakkını savunduğu için terör iması yapıldı. Ailesinden şiddet görmekten çekiniyordu" dedi. Arkadaşları, "8 Mart yürüyüşüne katıldığı için yaşatılan bu korkunç durumu kabul etmiyoruz. İlayda kadınlar bu baskılara maruz kalmasın, öldürülmesin diye mücadele veriyordu" ifadelerini kullandı. Öğrenciler, genç kadının ölümüne ilişkin tüm şüpheler giderilene kadar sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. POLİSTEN MÜDAHALE İlayda Zorlu için Ankara’da gençlik örgütleri bir araya geldi. Yüksel Caddesi’nde yapılmak istenen basın açıklamasına polis biber gazıyla müdahale etti, çok sayıda öğrenci gözaltına alındı. Gençlik örgütleri adına yapılan açıklamada, İlayda Zorlu’nun üniversite gençliğinin yürüttüğü mücadelelerin aktif bir parçası olduğu belirtilerek “İlayda, üniversite yoksulluğuna karşı bizimle mücadele eden, 8 Mart’ta kadın hakları için sokağa çıkan ve demokratik üniversite talebini yükselten bir arkadaşımızdı” denilen açıklamada, Zorlu’nun bu nedenle hedef haline getirildiği ifade edildi. İstanbul’da ise Kadıköy’de Süreyya operası önünde bir araya gelen öğrenciler, olağanüstü güvenlik önlemlerine tepki gösterek "Çocuklar ölürken polis neredeydi?" diye sordu. Süreyya Operası önünde toplanan öğrenciler polis tarafından ablukaya alınırken alana çok sayıda gözaltı aracı olarak bilinen polis otolarının getirildiği görüldü. Kadıköy Rıhtımı’na yürümek için bir araya gelen öğrencilerin, Süreyya Operası önünde polis ablukasında bekleyişleri sürerken Halkevleri Genel Başkanı Evrim Çakır’ında aralarında bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı.

General Balcı Çamlığı’na elveda! Haber

General Balcı Çamlığı’na elveda!

GEENERAL BALCI ÇAMLIĞI DA VAR Özelleştirme kapsamı ve programına alınan taşınmazların listesinde, Bandırma’nın Paşakonak Mahallesi’nde, 2297 ada, 60 parselde bulunan General Balcı Çamlığı da yer aldı. Bilindiği gibi, General Balcı Çamlığı, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın ilk döneminde, Millî Savunma Bakanlığı ile imzalanan protokolün ardından belediye tarafından kullanım hakkını elde etmişti. Çamlıkta, yürüyüş alanlarının yanı sıra basketbol ve futbol sahaları yer alıyor, içinde çok sayıda sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler gerçekleşiyordu. HANGİ KENTLERİN TAŞINMAZLARI VAR Cumhurbaşkanlığı kararına göre, üzerlerinde bulunan yapılarla birlikte Ankara’da 27, Aydın’da 1, Bandırma’da 1(General Balcı Çamlığı), Bolu’da 1, Hatay’da 3, İstanbul’da 6, İzmir’de 1, Kayseri’de 3, Kırklareli’de 1, Kocaeli’de 2, Malatya’da 2, Muğla’da 1, Tekirdağ’da 1 ve Yalova’da 3 taşınmaz, özelleştirme sürecine dahil edildi. Söz konusu taşınmazların, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli, işin niteliğine uygun diğer hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni haklarının tesisi ya da işletme hakkının devri yöntemlerinden biri veya birkaçının birlikte uygulanması yoluyla özelleştirilmesi planlanıyor. Taşınmazlara ilişkin özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2028 tarihine kadar tamamlanması öngörülüyor. Özelleştirme sürecinden elde edilecek gelir ise giderler düşüldükten sonra, Millî Savunma Bakanlığı tarafından bina, tesis ve lojman yapımı ile Stratejik Hedef Planı Yılı Programı’nda yer alan inşaat faaliyetleri ve bakanlıkların yatırım programlarında kullanılmak üzere Hazine’ye aktarılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.