Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhuriyet

- Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhuriyet aydını Ahmet Taner Kışlalı, katledilişinin 27. yılında unutulmadı Haber

Cumhuriyet aydını Ahmet Taner Kışlalı, katledilişinin 27. yılında unutulmadı

Türkiye'nin yakın tarihine damga vuran aydın cinayetlerinden birinin kurbanı olan Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'nın katledilmesinin üzerinden tam 27 yıl geçti. 21 Ekim 1999 sabahı Ankara'daki evinin önünde otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Kışlalı, henüz 60 yaşındaydı. Bilim insanı kimliğinin yanı sıra gazeteci, yazar ve siyasetçi olarak da Türkiye'nin düşünce dünyasında önemli izler bırakan Kışlalı, özellikle laiklik, demokrasi, tam bağımsızlık ve Kemalizm konusundaki kararlı tutumuyla tanınıyordu. Akademiden siyasete uzanan bir yaşam 10 Temmuz 1939'da Tokat'ın Zile ilçesinde dünyaya gelen Ahmet Taner Kışlalı, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdikten sonra Paris'te doktora yaptı. Akademik yaşamını Hacettepe ve Ankara üniversitelerinde sürdüren Kışlalı, siyaset bilimi alanında çok sayıda öğrenci yetiştirdi. 1977 yılında Cumhuriyet Halk Partisinden İzmir Milletvekili seçilerek parlamentoya giren Kışlalı, Bülent Ecevit başkanlığındaki hükümette 1978-1979 yılları arasında Kültür Bakanı olarak görev yaptı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından akademik çalışmalarına ağırlık veren Kışlalı, 1988 yılında profesör unvanını aldı. Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan "Haftaya Bakış" başlıklı köşesinde ise Türkiye'nin siyasal ve toplumsal meselelerini ele aldı. Kemalizmi geleceğin yol göstericisi olarak görüyordu Ahmet Taner Kışlalı, Atatürkçülüğü yalnızca geçmişte kazanılmış değerlerin korunması olarak değil, toplumun çağdaşlaşmasını sağlayacak devrimci ve dinamik bir düşünce sistemi olarak değerlendiriyordu. Onun düşünce dünyasını özetleyen en önemli sözlerinden biri ise bugün de güncelliğini koruyor: "Kemalizm, geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğüdür." Kışlalı, laikliğin demokrasi açısından taşıdığı önemi her fırsatta vurguluyor, bilimin ve aklın rehberliğinde çağdaş bir Türkiye'nin mümkün olduğunu savunuyordu. "Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği", "Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi", "Siyaset Bilimi" ve "Seçimsiz Demokrasi" gibi eserleriyle yalnızca kendi dönemine değil, sonraki kuşaklara da önemli bir düşünsel miras bıraktı. 21 Ekim 1999: Türkiye'yi sarsan suikast Kışlalı, 21 Ekim 1999 sabahı Ankara Çayyolu'ndaki evinden çıkarak otomobiline yöneldiği sırada aracına bırakılan bombalı paketin patlaması sonucu yaşamını yitirdi. Suikast, Türkiye'de büyük bir infial yaratırken basın özgürlüğü, aydınlara yönelik saldırılar ve siyasi cinayetler yeniden ülke gündeminin merkezine oturdu. Kışlalı cinayeti, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok cinayetlerinin de ele alındığı, kamuoyunda "Umut Operasyonu" olarak bilinen dava kapsamında soruşturuldu. Yargılama sürecinde çeşitli sanıklara yasa dışı örgüt kurma, yönetme ve örgüt üyeliği suçlarından hapis cezaları verildi. Bununla birlikte suikastın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi meselesi, yıllar boyunca kamuoyundaki önemini korudu. Susturulmak istenen bir aydının düşünceleri yaşıyor Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmesi, yalnızca bir akademisyenin ve gazetecinin yaşamını yitirmesi değil, Türkiye'nin düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelmiş ağır bir saldırı olarak hafızalara kazındı. Kışlalı'nın savunduğu laiklik, bilimsel düşünce, demokratik hukuk devleti, özgürlük ve Cumhuriyet değerleri, ölümünden 27 yıl sonra da toplumsal tartışmaların merkezinde yer almayı sürdürüyor. Türkiye'nin aydınlanma tarihine adını yazdıran Kışlalı, geride bıraktığı kitapları, makaleleri ve yetiştirdiği öğrencileriyle hatırlanıyor. 21 Ekim 1999'da bir bombayla Ahmet Taner Kışlalı'nın yaşamına son verildi. Ancak savunduğu düşünceler susturulamadı. Çünkü bir aydını öldürmek mümkündü; aklın, bilimin ve özgürlüğün ışığını söndürmek değil.

Yıllardır ara tatile denk gelen 10 Kasım için bu kez ortak sınav kararı! Haber

Yıllardır ara tatile denk gelen 10 Kasım için bu kez ortak sınav kararı!

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) standart bir yapı oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne dair uygulama detayları netleşmeye devam ediyor. Sınav tarihleri yaklaşırken uygulama esaslarında bazı güncellemeler yapıldı; öğretmenlerin sınav sorularını önceden inceleme süresi 1 günden 4 güne yükseltildi. Yayınlanan takvim doğrultusunda, sınavların gerçekleştirileceği tarihler ve ders saatleri merkez tarafından belirlendi. 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk dönemindeki ilk yazılı sınavlar için kullanılacak sistem, 26 Ekim Pazartesi günü erişime açılacak. Yeni düzenleme, pek çok sendikanın yanı sıra hükümete yakın sendikalar tarafından da tepkiyle karşılandı. ANMA YAPILACAK MI? MEB tarafından paylaşılan takvimde, 10 Kasım tarihine ortak sınav planlanması en çok dikkat çeken nokta oldu. Geçmiş yıllarda 10 Kasım'ın ara tatil dönemine rastlaması sebebiyle okullarda Atatürk’ü anma etkinliklerinin yapılamaması kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Bakanlığın bu yıl eğitim sürecini kesintiye uğratmayarak tam 10 Kasım gününe sınav yerleştirmesi; öğrencilerin ve öğretmenlerin anma programlarına ve günün manevi iklimine yoğunlaşmasını zorlaştıracağı gerekçesiyle eğitim sendikalarından sert eleştiriler aldı. ORTAOKUL SINAV TAKVİMİ 5, 6 ve 7. sınıflarda sınav maratonu, 3 Kasım'da fen bilimleri dersiyle başlayacak. Matematik sınavı 5 Kasım, sosyal bilgiler 6 Kasım, Türkçe 10 Kasım, İngilizce 12 Kasım ve din kültürü ve ahlak bilgisi 13 Kasım tarihlerinde yapılacak. 6. sınıfların matematik sınavı ise 11 Kasım'da gerçekleştirilecek. LİSE SINAV TAKVİMİ Liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında biyoloji sınavı 3 Kasım'da uygulanacak. Sınavların her biri 40 dakika sürecek. 10 Kasım'da yapılacak okul geneli ortak yazılı sınavlar dördüncü ders saatinde icra edilebilecek. Gerekli görülen hallerde okul müdürlükleri sınav için farklı bir ders saati belirleyebilecek. "KONU ATATÜRK OLUNCA NİYET HİÇ DEĞİŞMİYOR" Eğitim-İş sendikası, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat yıldönümü olan 10 Kasım tarihine denk gelen ortak sınavların farklı bir tarihe kaydırılmasını talep etti. Nefes’ten Dilan Kutlu’ya açıklamalarda bulunan Genel Başkan Kadem Özbay şunları kaydetti: “Yıllarca 10 Kasım’ı bilinçli bir şekilde ara tatile denk getirenler, bu kez ortak sınavı kasten 10 Kasım’a yerleştiriyor. Öğretmenleri, dayatılan sınav ile anma programları arasında seçim yapmaya zorluyorlar. Yöntemler farklılaşsa da niyet aynı kalıyor. Atatürk’ü anmak ve Cumhuriyet’i idrak etmek söz konusu olduğunda sürekli karşımıza çıkan ‘takvim engellerini’ tesadüf olarak görmek imkansız. Sürekli ‘milli ve manevi değerler’ vurgusu yapanların, konu Atatürk ve Cumhuriyet olduğunda sergiledikleri yaklaşım maalesef budur.” Sendika ayrıca OYSS’nin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a dava açtığını duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.