Kültür ve sanat etkinlikleri tabii ki son derece önemli.
Bir kenti kent yapan, içinde yaşayan insanlarıdır.
Ancak, çeşitli etkinliklere katılan grupların, kendileri için ayrılan süreyi kullanırken, dozu kaçırmamaları gerekir.
Santral Kültür Merkezi’nde, son olarak “Şehit Mehmet Günenç Lisesi Mezunlar Derneği” tarafından “Mezunlar Şenliği” düzenlendi. Etkinliğin sunuculuğunu ise ben yaptım.
Şenliğin sonunda, “Bandırma Ritim Atölyesi-Kadın Cumhuriyet Bandosu Topluluğu”, sözüm ona darbuka konseri(!) verdi.
Şenliği izleyenlerin çoğunluğu, Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nden mezun olan, yaşlı-başlı insanlar…
Darbuka konseri, hep aynı ritimle uzayıp gitti. Bir türlü bitmedi. İnsanlar, uzayıp giden bu tekdüze darbuka keşmekeşini izlemekten yoruldular. Ama programın şefi Serkan Kalaycılar da, korodakiler de sıkıntı verdiklerinin farkında değillerdi. Parça aralarında, nezaketen alkışlandıklarını bile anlayamadılar.
Darbuka öğretmeni Serkan Kalaycılar ve her fırsatta, “Bu grup benim eserim” diye öğünen Dilek Karaaslan’ın artık şu gerçeği görmesi gerekir:
Hep aynı şekilde tekdüze olan, yaratıcılıktan uzak ve bir türlü bitmek bilmeyen darbuka şovunuz uzadıkça insanları sıkıyorsunuz ve yoruyorsunuz. Siz, beğenildiğinizi sanıyorsunuz ama programınızı uzattıkça eziyet veriyorsunuz! Bilesiniz!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Önder Balıkçı
Darbuka şov denilen gürültü!
Kültür ve sanat etkinlikleri tabii ki son derece önemli.
Bir kenti kent yapan, içinde yaşayan insanlarıdır.
Ancak, çeşitli etkinliklere katılan grupların, kendileri için ayrılan süreyi kullanırken, dozu kaçırmamaları gerekir.
Santral Kültür Merkezi’nde, son olarak “Şehit Mehmet Günenç Lisesi Mezunlar Derneği” tarafından “Mezunlar Şenliği” düzenlendi. Etkinliğin sunuculuğunu ise ben yaptım.
Şenliğin sonunda, “Bandırma Ritim Atölyesi-Kadın Cumhuriyet Bandosu Topluluğu”, sözüm ona darbuka konseri(!) verdi.
Şenliği izleyenlerin çoğunluğu, Şehit Mehmet Günenç Lisesi’nden mezun olan, yaşlı-başlı insanlar…
Darbuka konseri, hep aynı ritimle uzayıp gitti. Bir türlü bitmedi. İnsanlar, uzayıp giden bu tekdüze darbuka keşmekeşini izlemekten yoruldular. Ama programın şefi Serkan Kalaycılar da, korodakiler de sıkıntı verdiklerinin farkında değillerdi. Parça aralarında, nezaketen alkışlandıklarını bile anlayamadılar.
Darbuka öğretmeni Serkan Kalaycılar ve her fırsatta, “Bu grup benim eserim” diye öğünen Dilek Karaaslan’ın artık şu gerçeği görmesi gerekir:
Hep aynı şekilde tekdüze olan, yaratıcılıktan uzak ve bir türlü bitmek bilmeyen darbuka şovunuz uzadıkça insanları sıkıyorsunuz ve yoruyorsunuz. Siz, beğenildiğinizi sanıyorsunuz ama programınızı uzattıkça eziyet veriyorsunuz! Bilesiniz!