Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

8 Mart: Eşitliğin sloganını değil, dilini kurmak

Yazının Giriş Tarihi: 09.03.2026 09:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 09:16

8 Mart Dünya Kadınlar Günü her yıl sayısız mesaj, görsel ve sloganla sosyal medyada yer buluyor. Çiçek emojileri, güçlü kadın görselleri, iyi niyetli ama çoğu zaman yüzeyde kalan cümleler… Oysa mesele yalnızca bir günü hatırlamak değil; eşitliği gerçekten konuşabilmek.

Bugün kamusal tartışmaların önemli bir bölümü sosyal medya ve internet üzerinden yürütülüyor. Haberler, yorumlar, başlıklar, paylaşımlar… Hepsi birkaç saniye içinde binlerce insana ulaşıyor. Bu da bize önemli bir sorumluluk yüklüyor: Kullandığımız dil.

Cinsiyet eşitliği yalnızca bir temenni değildir. Aynı zamanda bir dil meselesidir. Paylaştığımız içeriklerde, yazdığımız haberlerde, attığımız başlıklarda ve yaptığımız yorumlarda kullandığımız her kelime bu eşitliğin ya parçası olur ya da önünde bir engel.

Günlük hayatta ve özellikle haber dilinde bunun çok sayıda örneğini görmek mümkün.

Örneğin sıkça karşılaştığımız “kadın sürücü” vurgusu. Bir trafik kazası haberi yapılırken çoğu zaman başlık şöyle atılır:
“Kadın sürücü direksiyon hakimiyetini kaybetti.”

Oysa aynı kazayı bir erkek yaptığında başlık genellikle sadece şöyle olur:
“Direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü kaza yaptı.”

Cinsiyet, olayın kendisiyle ilgili değilse başlığa taşınması gereksiz bir genelleme yaratır. Böylece farkında olmadan “kadın sürücü” ifadesi olumsuz bir kategoriye dönüşebilir.

Benzer bir durum “bayan” kelimesinde de karşımıza çıkar. Uzun yıllar boyunca daha nazik bir ifade olduğu düşünülerek kullanıldı. Ancak bugün birçok dilbilimci bu kelimenin kadın kelimesinin yerine kullanılan bir örtmece gibi işlediğini söylüyor. Erkekler için “bay erkekler” demediğimiz gibi, kadınlar için de “bayan” yerine doğrudan “kadın” demek aslında daha eşitlikçi bir dilin parçasıdır.

Meslek tanımlarında da benzer bir durum görülür. Bir erkeğin yaptığı iş için çoğu zaman sadece meslek adı kullanılır: doktor, mühendis, yönetici… Ama konu kadın olduğunda başına cinsiyet eklenir: “kadın doktor”, “kadın yönetici”, “kadın girişimci.” Bu kullanım da mesleğin normunun erkek olduğu, kadının ise istisna olduğu algısını farkında olmadan güçlendirebilir.

Şiddet haberlerinde kullanılan dil ise çok daha kritik bir konu. Bazı haberlerde hâlâ şu tür ifadeler görülebiliyor:
“Genç kadın gece geç saatte dışarıdaydı.”
“Mini etek giydiği iddia edildi.”

Oysa bu ayrıntıların çoğu olayın kendisiyle ilgili değildir. Ama metne girdiğinde farkında olmadan “neden oradaydı?” gibi bir sorgulamayı tetikleyebilir. Bu da sorumluluğu failden uzaklaştıran bir çerçeve yaratabilir.

Son yıllarda tartışılan bir başka ifade de “kadın cinayeti” kavramı. Bazı araştırmacılar ve hak savunucuları bunun yerine “erkek şiddeti” ifadesinin kullanılmasını öneriyor. Çünkü bu yaklaşım, suçu tanımlarken mağduru değil, eylemi gerçekleştiren failin sorumluluğunu görünür kılmayı amaçlıyor.

Sosyal medyada iyi niyetle kullanılan bazı kalıplar da yeniden düşünülüyor. Örneğin sıkça duyduğumuz şu cümle:
“Kadınlarımız baş tacımızdır.”

İlk bakışta saygı içeren bir ifade gibi görünse de toplumsal cinsiyet eşitliği açısından problemli bir ton barındırır. Çünkü “kadınlarımız” ifadesi kadınları birey olarak değil, bir grubun sahip olduğu kişiler gibi tanımlayan paternalist bir dil üretir. Oysa eşitlikçi yaklaşımda kadınlar korunması gereken bir grup değil, hakları ve bireyselliği olan eşit yurttaşlardır.

İnternet ve sosyal medya bugün düşüncelerin en hızlı yayıldığı alan. Bu yüzden eşitlik mücadelesinin en önemli cephelerinden biri de dijital dil haline gelmiş durumda.

Gazetecilere, içerik üreticilerine ve sosyal medya kullanıcılarına düşen görev aslında çok basit ama çok önemli:
Eşitliği yalnızca savunmak değil, eşit bir dili kurmak.

8 Mart bu yüzden yalnızca bir kutlama günü değildir. Aynı zamanda kullandığımız kelimeleri, kurduğumuz cümleleri ve dijital dünyadaki reflekslerimizi yeniden düşünme günüdür.

Çünkü bazen eşitlik büyük sloganlarla değil, küçük bir kelimeyi değiştirmekle başlar.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.